Sene 2013. Soğuk karlı bir Aralık ayında İstanbul günü. Herkes alınacak 3 puana kilitlenmiş. Sahada yer alan yıldızları yazmaya kalksak sayfalar yetmez.
Müsabaka berabere giderken, hakem maçı yoğun kar yağışı nedeniyle tatil etti ve bu heyecan yarın kaldığı yerden devam edecek dedi. Ertesi gün oldu, saha temizlendi ve maç kaldığı yerden başladı. Bir Galatasaray geliyor, bir Juventus. Tam o anlarda sahneye çıkan Sneijder attığı gol ile tüm Türkiye'yi sokağa döktü. Sarı-kırmızılılar, o golle tur atlayan taraf oldu. Aradan tam 13 sene geçti. Aynı takımlar, aynı stat. Tek fark bu kez kar yok ve Galatasaray'ın kadro kalitesi özellikle de hücum hattı daha kuvvetli. Rakipte bir yıldız yine var. Fakat o yıldız bizim Kenan Yıldız'ımız. Maç başlarken, umarım yıldızını bu maçlık parlatmaz diye düşündüm. Maç şanına yakışır bir şekilde başladı. Galatasaray iyi oynayan taraftı. Sara ile golü de buldu. Ancak 1 dakika sonra gelen gol buz etkisi yaptı. Üzerine ilk yarı bitmeden bir tane daha gol buldu İtalyan ekibi.
FİŞİ ÇEKEN İSİM OLDU
İkinci yarı da ise bambaşka bir Galatasaray vardı. Sanki maç yeni başlamış gibi dipdiri bir görüntü sergilediler. Önce Noa Lang eşitliği sağladı. Ardından Sanchez Aslan'ı bir kez daha geçirdi. Ardından günün yıldızlarından Barış Alper, 59. dakikada sarı kart gösterttiği Cabal'a 67'de kırmızı kart göstertti. Ardından Lang bir kez daha sahneye çıktı ve fişi çeken isim oldu. Sacha Boey ise bu iş tamam dedi. Şimdi haftaya destanın sonunu yazmak için Torino'ya gideceğiz. Boşuna dememişler 'Adı Aslan, İşi Destan' diye. Ancak Barış Alper ve Noa Lang'a parantez açmadan olmaz. İkisi de Juventus kanatlarını yok etti. Özellikle Barış Alper, Juventus'un sol beki sadece bu maçta değil rövanş maçında da işlevsiz hale getirdi.
