Geçtiğimiz bir kaç haftalık süreç Fenerbahçe için gerçekten kabus gibi geçti. İlk olarak Avrupa Ligi'nde Nottingham Forrest karşısında alınan ağır yenilgi, ardından Kasımpaşa beraberliği. Üzerine İngiltere'deki rövanşta kazanmasına rağmen elenmesi. Son olarak da Antalyaspor beraberliği. Özellikle ligde kaybedilen 4 puanın ardından ki Kasımpaşa beraberliğinin olduğu haftada Galatasaray'ın da mağlup olduğunu unutmamak lazım. Hakemler konuşuldu. Ama ben hakemlerden önce topu yönetime atmak istiyorum. İlk olarak ne kadar iyi bir performans ortaya koymasalar da En-Nesyri ve Duran gibi iki forveti yollayıp, yerine golcü alınmaması en büyük problem. Ayrıca üst üste gelen sakatlık haberleri de tuzu biberi oldu. Yani bence hakem ya da rakip konuşmadan önce camia kendi içine dönmeli. Son zamanlarda kaybedilen şampiyonluklara bakın. Hepsinde devre arasında rakipler güçlenirken, Fenerbahçe'nin yerinde sayması ve sonrasında hiç olmayacak puanlar kaybedip finalde de şampiyonluğu vermesi şeklinde oldu. Samsunspor maçı bu anlamda çok kritikti.
BEN DE VARIM DEDİ
Çünkü lider Galatasaray, derbide Beşiktaş'ı mağlup etmiş ve puan farkını yediye çıkarmıştı. Üzerine Fenerbahçe'de yine önemli eksikler vardı. Üzerine Karadeniz ekibi, yeni hocasıyla birlikte çıkış arıyordu. İnanılmaz bir ilk yarı izledik. Bunda bence Tedesco'nun yanlış bir dizilim ve oyuncu grubuyla sahaya çıkmasının da büyük payı vardı. İlk yarıda sanki Samsunspor ev sahibi ve Fenerbahçe gibiydi. Yenilen iki golde de savunmanın inanılmaz hataları vardı. Ki nitekim taraftar faturayı Mert Müldür'e kesti. İkinci yarıda değişikliklerle birlikte Fenerbahçe topa hükmetti. Tam kafamdan mucize olmazsa hasret devam edecek diye geçiyordu. O anlarda önce Nene ve Cherif ile sonuca gitti. Kanarya çok kritik bir galibiyet alarak yarışta ben de varım dedi.
