• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Giriş Tarihi: 25 Ocak 2026

Bir zamanlar ocak ayının bu günlerinin dünya gündemini, tartışmasız bir şekilde Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) düzenlediği Davos toplantıları oluştururdu. Tüm ülkelerin devlet başkanları, uluslararası kuruluşların CEO'ları ve prestijli üniversitelerin bilim insanları burada boy gösterir, konferanslara katılır, sunumlar yaparlardı. Öyle ki, Davos zirvesi resmi olarak bittikten sonra bile haftalarca, gazete ve televizyon programlarında, buraya atıf yapılan haberler devam ederdi. Benim bile, arkadaşlarımla "İzmir'in Davos'unu" yapma projeleri oluşturduğum vakidir! Bir uluslararası toplantıda, tesadüfen yanımda oturan Schwab'a bu projemden bahsettiğimde, 'neden olmasın, Davos'un bölgesel toplantılarını yapmak güzel bir fikir olabilir' demişti!
Neyse, şimdilerde pek takip edilmiyor çünkü Davos gündemi ile reel politik, neredeyse bağlantısını kaybetti. Bunun için Davos 2026'da küresel liderler oturumunun ana başlıklarını bir göz atmak yeterli! Konular şöyle: Daha çekişmeli bir dünyada nasıl iş birliği yapabiliriz? Yeni büyüme kaynaklarının önünü nasıl açabiliriz? İnsanlara nasıl daha iyi yatırım yapabiliriz? İnovasyonu geniş ölçekte ve sorumlu bir şekilde nasıl hayata geçirebiliriz Gezegenin sınırları dahilinde refahı nasıl inşa edebiliriz?

KATILIMCILAR
İlk soru örneğin ABD Başkanı Trump'ın Venezuela Devlet başkanını ülkesinden kaçırdığı ya da Grönland'a çökme amacını açıkladığı bir dünyada nasıl cevaplanabilir ki? Ya da insana yatırım konusu, Gazze Katliamının, Ukrayna savaşının ve her gün yüzlerce insanın öldürüldüğü İran olaylarının gerçekleştiği bir dünyada nasıl irdelenebilir? Ya da global zenginliğin %90'ının sadece insanların %1'i tarafından tüketildiği bir dünyada hangi refahtan bahsedilebilir?
Yine de tüm bu unsurlara rağmen, bu sene de katılımcı profili oldukça iyi. 65 civarında hükümet başkanı, 130 ülkeden 3000 sektör lideri, G7'den 400'e yakın üst düzey görevli, uluslararası şirket ve önemli üniversitelerden de 850 civarında CEO ve akademisyen... Sayısı bir hayli fazla olacak sivil toplum temsilcileri, sosyal girişimci ve dini kültürel önderleri de sayalım. Eğer bir oturum ve konferans için davetli değilseniz, kişi başına 100 bin dolarları bulan ödemelerin yapıldığını hatırlatalım... Hükümet başkanı demişken ABD Başkanı Trump da Davos'ta boy gösterdi ve tabii ki gündemi allak bullak eden açıklamalarda bulundu. Davos'a yönelik olarak, dünyanın en zengin ve güçlü siyasi liderlerini hedef alan elitist bir yaklaşımı içinde olduğu ya da ele alınan konulara dair somut eylem yetersizliği içinde bulunduğuna dair güçlü eleştiriler yapılıyor. 25 yıl boyunca ana odak olarak Forum'un konuları hep küresel güvenlik, ekonomik büyüme ve istikrar, teknolojik yenilikler, sosyal eşitlik ve küresel iklim değişiklikleri spektrumunda belirlendi... Bu sene de, 200'ü aşkın oturum ve konferansta, siyasi liderlerin bulunacağı ve 'Diyalog Ruhu' temalı toplantılardan bir sonuç çıkmasını kimse beklemiyordu ancak 'Yapay Zeka Pisliği', 'Elektron Aralığı', 'SupTech', 'Kuantum Ekonomisi', 'Kapsayıcı Yapay Zeka', 'Minilateralizm', 'Üçlü Baloncuk' ve 'Jobageddon' gibi yeni kavramlar üzerinde bilişsel bir sörf yapmak mümkün oldu! Yeni duyanlar için biraz bilgi vereyim: Jobageddon, 2030'lu yıllar sonrası, yapay zeka ve otomasyonun önlenemez yükselişi ve gelişmesi sonrası, oluşacak distopik bir gelecekte, dünya ekonomisi ve iş sektörlerinde yarım milyarı bulan işsiz kitlenin tetiklediği bir 'kıyamet' beklentisini temsil ediyor. Yapay Zeka Pisliği de, tıklama ya da etkileşimi domine etmek için yapay zeka tarafından oluşturulan metin, müzik, fotoğraf ya da video vb. içeriklerin giderek eğlenceden kurgusal kişisel hikayelere ve kamu figürlerine dair deepfake'lere uzanan spektrumda, kamuoyunu etkileme ve yanlış yönlendirmesi sonrası oluşacak sosyolojik, kriminal ve demokrasiye dair travmalarla nasıl bahşedileceğini ele alıyor. Üçlü baloncuk, yapay zeka ekonomisi, bitcoin ve diğer sanal değerlenmelerde oluşacak sorunların, balon patlamaları şeklinde birbirini takip edecek şekilde gerçekleşmesi ve küresel finans krizine yol açmasını tanımlıyor.
Minilateralizm, jeopolitik konularda farklı görüş ve hedeflere yönelik ülkelerin seçilen mini bir konuda sorunları çözmek ya da ortak hedefleri ulaşılır kılmak için iş birliğini anlatıyor. Kuantum Ekonomisi, şu haliyle bile muazzam potansiyeller getiren teknolojik gelişmeler kuantum seviyesine geldiğinde, sağlıktan finansa, enerjiden tüm sektörlere öngörülemez dönüşümler yarattığında, optimizasyondan simülasyona kuantum hesaplamaları, kavramdan üretimde kuantum algılamaları ve kırılamaz şifrelerle kuantum iletişim ve güvenliğinin oluşturacağı yeni dünyayı anlatırken; subtech ise, giderek karmakarışık ve dijital hale gelen küresel finans dünyasının daha dayanıklı, şeffah ve hesap verebilir olması için gerekli denetim teknolojileri çalışmalarını kapsıyor.
Tabii herkesin ilgisi yine Trump'a odaklandı. Önce İngiltere ve Fransa'ya, sizin yüzyıllarca yaptığınız istila ve sömürüyü, Grönland için dile getirdiğimde neden mızmızlanıyorsunuz tarzında konuşsa da sorunu çözdüklerini ekleyerek hafif de olsa rahatlama yarattı. Macron'un, bir devlet başkanı gibi bir eylem yapmak yerine NGO örgütü lideri gibi, evrensel hukuk kuralları ihlalleri ve adil olmayan bir dünya düzenine gidişten yakınması ortamda buruk bir hava bıraktı! En ilginç politik konuşmalardan birisi Amerika'nın California Valisi Gavin Newsom'den geldi. AB liderlerinin gözüne bakarak onları Trump'a karşı 'omurgalı' bir duruşa davet etti ve 'suç ortağı' olduklarını söyledi. Newson, gelecek seçimlerde Demokratlardan başkan adayı olursa şaşırmamak gerek... 10 trilyon doları aşkın bir kapitali yöneten BalckRock CEO'su ve Dünya Ekonomik Formu eş başkanı Larry Fink de amiyane tabirle günah çıkardı:" Berlin duvarının yıkılmasından bu yana ortaya çıkan serveti, dünya insanlarının çok çok azı paylaştı. Bu durum ve yapay zeka evreni, artık sürdürülemez bir süreç yaşamamıza yol açıyor." Yani trilyon dolarları istiflediğimiz yapı çökmekte diyor!

KÜRESEL MERKEZ
Davos, Dünya Ekonomik Toplantılarının yapılmadığı zamanlarda bile az çok tanınan kış sporları ve kronik problemleri için bilinen küçük tedavi odaklarından birisi idi ama Schwab'ın vizyonu sayesinde, nüfusu 10.000'i bile bulmayan bir köyden küresel entelektüel bir merkeze dönüşme sürecinin 26. yılını tamamlaması ile özel bir ilham alınacak hikayeyi dünyaya sunmakta devam ediyor. Şimdilerde, yapay zeka evreninin ayak sesleri ve yeni dünya düzeni dinamikleri bağlamındaki 'de facto' reelpolitik ekosistemde, eski parlak günlerinin ışıltısı bir hayli sönmüş gözükse de, tıpkı yüklü ağır bir taşıtın fren mesafesinin uzaması gibi, 25 yılda biriktirdiği entelektüel sermayesi ile ilgileri üzerine çekmekte hala mahir şekilde sürdürmekte! Davos, artık, benzerlerine dijital platformlarda sıklıkla rastlanılan küresel sorunlara ilişkin düşüncelerin ve inovatif çözümlerin paylaşıldığı bir platform olarak önemini korumaya çalışıyor. Trump'ın başına bela olan Epstein dosyalarının içeriğine benzer şekilde, Dünya Ekonomik Forumu'nun kurucusu Klaus Schwab da, geçen sene, cinsel taciz kapsamındaki soruşturmaların ardından Forum Başkanlığını bıraktı. Bu sene onsuz yapılacak forumun ana konularının teknoloji ve yapay zekaya dair olması bir lütuf... Yoksa, yapay zeka, kuantum bilişim ve biyoteknoloji olmadan, günümüz liderlerinin primitif ve dejenere iletişim dili ile bir araya gelen kör vizyonları, geleceğimizi karartmaya devam edecek!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.