• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
ABD, Hürmüz Boğazı’nı koruyabilecek mi?

BÜLENT ERANDAÇ

ABD, Hürmüz Boğazı’nı koruyabilecek mi?

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05 Mart 2026

88 isimden oluşan İran Uzmanlar Meclisi'nin 54 oyla Müçteba Hamaney'i İran'ın yeni Dini Lideri olarak seçtiği ifade ediliyor. İkinci sırada, şu anda geçici İran yönetimi Üçlü Komite'nin Başkanı Ali Rıza Arafi'nin oy aldığı konuşuluyor. İran'da dini lideri seçme yetkisine sahip Uzmanlar Meclisi'nin 3 Mart Salı günü iki ayrı toplantı yaptığı ve Müçteba Hamaney'i seçtiği vurgulanıyor. İran Dini Lideri Ali Hamaney'in toprağa verilmesinden sonra resmen açıklanacağı ifade ediliyor. İran siyasetinde yıllardır perde arkasında etkili olduğu söylenen Müçteba Hamaney'in güçlü ilişkileri şöyle: 56 yaşındaki Müçteba Hamaney'in uzun yıllardır İran siyasetinde etkili olduğu biliniyor. İran çalışması yapan stratejistlere göre, 56 yaşındaki Müçteba Hamaney, ŞAHİN AYETULLAH. Birçok kritik olayda sert çıkışları tartışılırken, babası Ali Hamaney'in oğlu hakkında, "O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır" ifadelerini kullandığı biliniyor. Seçimi, rejimin içinde Devrim Muhafızları'na yakın daha sert bir kanadın kontrolü ele aldığını, İran siyasetinde güvenlik kurumlarının ağırlığının arttığına işaret ediliyor ve sistemin daha sert bir çizgiye yöneldiğini gösteriyor.

GÜÇLÜ BAĞLAR KURDU
Müçteba Hamaney, İran'ın en güçlü kurumlarıyla kurduğu ilişkiler sayesinde yıllardır sistemin merkezinde yer alıyor. Genç yaşta askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra 1987 yılında İran'ın elit askeri gücü olan Devrim Muhafızları saflarına katıldı. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde önemli bir rol oynadı ve İran'daki güvenlik ile askeri kurumlarla yakın ilişkiler kurdu. Özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu bağlar onu güçlendirdi. Güvenlik ve askeri aygıtın nasıl çalıştığını çok iyi biliyor. Zaten uzun süredir bu koordinasyonu yürütüyor. Müçteba Hamaney'in seçilmesi rejim içindeki güç dengelerini gösteren bir karar olarak değerlendiriliyor. Ortadoğu'da genişleyen savaşa, Avrupa da ABD'nin arkasına takılmaya başladı. ABD/İsrail-İran savaşında beşinci gün... İsrail/ ABD-İran arasındaki savaş; Lübnan, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, BAE, Bahreyn, Pakistan, Irak ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne yayıldı. Almanya ve Fransa, İran'a karşı ABD'nin arkasına takıldı. Katil-Soykırımcı Netanyahu-İsrail, fırsattan istifade kalleşçe Lübnan'ın güney bölgesini işgal ediyor. Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi Siyonist bölge yapmaya yöneldi. Hamaney'le vedalaşmak için İmam Humeyni Camii'nde Perşembe gecesi törenlerin başlayacağı açıklanmıştı. İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz, "Hamaney'in yerine atanacak ismin de kesin bir hedef olacağını" iddia ederek saldırı yapacaklarını söylemesi üzerine, Ali Hamaney'in cenaze töreni ertelendi. ABD Başkanı Trump, söylemlerini sertleştirdi. Saldırıların 'en büyük dalgasının' henüz başlamadığını duyuran Trump, 'gerekirse' kara birlikleri gönderebileceklerini ima etti. Küresel enerjinin şah damarının kesilmesi üzerine de Trump'tan Hürmüz'e "Donanma Kalkanı" açıklaması geldi. İran, küresel petrol trafiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nı kapatıp, "Geçmeye çalışan her gemiyi vuracağız" tehdidinin ardından, ABD Başkanı Donald Trump'tan misilleme geldi.

ENERJİ AKIŞI SAĞLANACAK
Trump, "İran'ın deniz gücüne ağır bir darbe indirdik. Donanmasını çökerttik" dedikten sonra, küresel enerji akışını korumak adına ABD Donanması'nın tankerlere bizzat refakat edeceğini ve deniz ticareti için devasa bir finansal güvenlik paketi hazırladıklarını açıkladı. Trump'ın açıklamasının detayları: Dünyanın en büyük gücü olarak enerji akışını sağlayacağız. ABD Donanması, Hürmüz'den geçecek enerji tankerlerine bizzat koruma kalkanı oluşturacak. Finansal Garanti: Gemilerin saldırıya uğrama riskine karşı ABD devleti, makul maliyetlerle sigorta güvencesi verecek. İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik; küçük ve hızlı devriye botlarıyla taciz, tankerlerin füze veya insansız hava araçlarıyla hedef alınması ya da deniz mayınları döşenmesi, GPS sinyallerinin karıştırılması gibi elektronik yöntemlerin olasılığı karşısında, ABD Deniz Kalkanı'nın başarılı olup olamayacağı tartışılıyor. Savaşın uzun süre devam etmesi ihtimali var. Sadece ABD donanmasının Hürmüz'den geçişi sağlamasının yeterli olmayacağı; İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerin de yardımcı olması yolunda bir iş birliğini sağlaması gerektiği ifade ediliyor. ABD Başkanı Trump'ın 'gerekirse' kara birlikleri gönderebileceklerini ima etmesinin çok önemli bir gelişmeye yol açacağı belirtiliyor. Trump'ın bu sözlerinin arka planı şöyle değerlendiriliyor: Sadece ABD donanması, uzun süre Hürmüz Boğazı'ndan geçişi tam olarak sağlamakta zorlanabilir. Geçişi tam garantiye almak için, ABD'nin Hürmüz Boğazı stratejik limanı BENDER ABBAS ve arka bölgesine deniz komandolarını çıkarmak zorunda kalabilir. Bu işgalle, ABD Hürmüz geçişini uzun süre sağlama imkanı bulabilir. Trump, Bender Abbas'a asker çıkarma kararı verirse, İran savaşı başka bir evreye çıkar. ABD'nin ayrıca BELUCİSTAN bölgesine de asker çıkarma olasılığı gündeme gelir mi? Çünkü ABD, İran'da halk ayaklanmasını tetiklemek için bazı planları sızdırıyor. Belucistan işgali (Aparat İşid-Horasan burada bulunuyor) ve İran PKK'sı PJAK'ın Kürt ayrılıkçıları kullanması, İran içinde iç savaşı tetikleyerek rejimi devirme hayaline yönelmesi çok tehlikeli gelişmelere gebe. SONUÇ: Dünya ekonomisinin "şah damarı" olarak nitelendirilen HÜRMÜZ BOĞAZI'nın açık tutulması senaryoları, ABD/İSRAİL ile İRAN arasındaki savaşı çok tehlikeli bir eşiğe de taşıma riski taşıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.