ABD/İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaş genişleyerek ikinci haftasına girdi. Savaş yeni bir eşiğe geçiyor. ENERJİ KRİZİ TIRMANIYOR.
BÖLGEYE 3. UÇAK GEMİSİ GELİYOR. Dünyayı titretecek ENERJİ krizinde HÜRMÜZ BOĞAZI'ndan sonra Kızıldeniz girişindeki STRATEJİK BABÜLMENDEP BOĞAZI'nın da kapanması tehlikesi belirdi. İran'ın Yemen'deki vekil güçleri HUSİLER'in füzelerle yeniden Babülmendep Boğazı'ndan giriş yapacak tankerleri bombalamaya başlayacağı ABD PENTAGON'da değerlendiriliyor. Babülmendep'in kapanması tehlikesine karşı, ABD Başkanı Trump, ABD'NİN EN BÜYÜK UÇAK GEMİSİ G. FORD'u Kızıldeniz'de görevlendirdi. ABD Başkanı Trump, Cuma gecesi, en büyük uçak gemisi 'USS Gerald R. Ford'un İsrail Hayfa önlerinden Kızıldeniz'e geçmesi talimatını verdi. ABD USS Gerald R. Ford'un Süveyş Kanalı'nı geçerek Kızıldeniz'de Cidde önlerinde konumlandığı görüldü. Pentagon'dan yapılan açıklamada uçak gemisinin Mayıs ayına kadar görevini sürdüreceği belirtildi. ABD, İran ile savaş nedeniyle Orta Doğu'daki askeri varlığını son yılların en yüksek seviyesine çıkarmışken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron da ABD'nin peşine takıldı. ABD'ye İran saldırılarında yardımcı olmak üzere Fransız De Gaulle uçak gemisi Doğu Akdeniz'ye geliyor. Denizcilik platformlarına göre, Fransız DE GAULLE, Kızıldeniz'e geçen ABD uçak gemisi G. FORD'un boşalttığı Hayfa civarında İsrail'i koruyacak. Böylece bölgede; ABD uçak gemisi Lincoln ve yanındaki saldırı savaş gemileri Umman Denizi'nde, G. Ford uçak gemisi ve yanındaki saldırı fırkateynleri Kızıldeniz'de ve Fransız uçak gemisi De Gaulle de İsrail Hayfa açıklarında görev yapıyor olacaklar. Bu gemilere ek İngiltere, Almanya ve Yunanistan da Kıbrıs Rum Kesimi limanlarına savaş gemileri göndermiş durumdalar.
TRUMP KORKUYOR
İran'ın Suudi Arabistan'a artan füzeleri nedeniyle ABD'nin köşeye sıkıştığı, G. Ford'un Kızıldeniz'de ÇOK YÖNLÜ görev yapmak üzere konumlandırıldığı öğrenildi. Dünyanın en büyük uçak gemisi Kızıldeniz'de şunları yapacak: Suudi Arabistan'ı İran füzelerinden koruyacak. Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı ve yükleme tesislerini koruyacak. (Not: Suudi Arabistan'ın doğusundaki Abkayk tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı'nın (Petroline) kapasitesi günlük 5 milyon varil seviyesinde bulunuyor) HUSİLER: İran'ın vekil güçlerinden Yemen'deki HUSİ'ler tarafından Kızıldeniz girişindeki Babülmendep Boğazı'nın da kapanmasına karşı müdahale edecek. Petrol üreticileri Hürmüz Boğazı'na alternatif arıyor. Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasaları açısından en kritik sonuç olarak öne çıktı. Bu gelişmeyle birlikte günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı görülüyor. Geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80'i Asya pazarına gitti. Geçen yıl Hürmüz Boğazı'ndan 112 milyar metreküpten fazla LNG ihracatı yapıldı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine denk geldi. Sevkiyatların yaklaşık yüzde 90'ı Asya pazarına gitti. Dünyanın ikinci en büyük LNG ihracatçısı Katar'ın 112 milyar metreküplük ihracatının yaklaşık yüzde 93'ü Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. LNG ticaretine ilişkin "Doğal gaz için ise şu anda hiçbir alternatif güzergah mevcut değil." Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlayan, Yemen ile Cibuti arasında yer alan yaklaşık 32 km genişliğinde stratejik bir boğazdır. Süveyş Kanalı'nın güney kapısı olarak, dünya deniz ticaretinin ve petrol nakliyatının (günlük yaklaşık %8-10) merkezinde yer alır. Avrupa-Asya rotasında 14 gün kısaltma sağlayan kritik bir enerji koridorudur. Hürmüz Boğazı'nın olası kapanmasının dünya enerji sıkıntısıyla sarsıldığı sırada, Yemen'deki HUSİ'lerin de Kızıldeniz'e giriş, STRATEJİK BABÜLMENDEP BOĞAZI'ndan geçecek tanker ve ticaret gemilerine saldırmasıyla krizlerin, özellikle de enerji krizinin TAVAN yapacak olmasından ABD Başkanı Trump/Pentagon'un çok korktuğu ifade ediliyor. Çin, Tayvan, Singapur, Hindistan ve Endonezya'dan gelecek ticaret ro/ro gemilerinin Avrupa'ya taşıyacağı malların maliyetinin de çok artması söz konusu olacak.
ABD'NİN İRAN PLANI
ABD eski Başkanı Cumhuriyetçi Bush, 2001'de "Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika" hedefli projeyi devreye soktu. ABD'nin şahin Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Fas'tan Basra Körfezi'ne kadar Ortadoğu'da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini (Türkiye de içinde) vurguladı. O günden bu yana domino etkisiyle cereyan etmekte olan olaylar da bu stratejinin devam ettiğini gösteriyor. ABD'nin uygulamaya çalıştığı şablon modelleri sürüyor: Libya'yı, Sudan'ı ve Yemen'i böldüler. 2001'de Irak'ı işgal ettiler. Irak'ı 3'e böldüler. Katil-İsrail Netanyahu, Lübnan'ı bombalıyor, işgal ediyor. ABD aynı şablonu Suriye'de uygulamak istedi. Eğer Cumhurbaşkanımız Erdoğan-Türkiye olmasaydı, Suriye'de bugün 4'e bölünmüş olacaktı. Aparatı PKK'yı kullandı ama başarılı olamadı. Irak, bu modelle etnik ve mezhepsel temel esasına göre bölündü. ABD (İsrail), bu kez aynı modeli İran'a uygulamaya çalışıyor. Rejimi yıkarak İran'da da mezhep ve etnik köken esasına dayalı bir sistem kurmanın peşindeler. Asla unutulmamalı: Derin ABD'nin 'Genişletilmiş Ortadoğu (Kirli) Planı' devrededir. İran savaşı başlamadan önce, Şubat ayının başlarında ABD Başkanı Trump'ın gelecek ay Çin'ye gideceği, 31 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Çin'i ziyaret edeceği açıklanmıştı. ABD Başkanı Trump-ABD, Ocak ayında Çin'in petrol aldığı Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro'yu yakalattı. Bu olaydan Çin rahatsız oldu ancak sesini çıkarmadı. ÇİN, en çok petrolünü İran'dan alıyordu, Hürmüz Boğazı kapandı. ÇİN petrol alamıyor ancak yine ses çıkarmıyor. Hem Venezuela hem de İran'a yüklenen Trump'ın Çin'i KUŞATMAYA çalıştığı bir süreç var. Peki, İran savaşı bitmeden Trump, Çin'e gidecek mi? Diplomatik kulislerde 2 ihtimal konuşuluyor: İran 31 Mart öncesi teslim olmazsa, Trump ÇİN'e gidemez. İran 31 Mart'a kadar teslim olursa Çin'e gidebilir. Masaya güçlü oturma, pazarlıklar yapma şansını kullanmak ister. Ağırlıklı görüş; Rusya sessiz, ÇİN sessiz. Peki, emperyalist Derin ABD'yi kim durduracak? Sorusuna bir cevap bulmak zor. KAOTİK BİR DÜNYADA KAÇ YIL YAŞAYACAĞIZ?
