Eskilerin deyimiyle "dünyanın çivisi çıktı" sözünün 'cuk' oturduğu dönemlerden geçiyoruz. Kim; niye, neden, niçin, hangisi, o ne yapmış diye soru cümlelerini türetebildiğimiz kadar coşalım. Nasıl olsa sınır diye bir şey kalmadı. Dünya kapanın elinde kalma coşkusu içinde. Silahşorlar iş başında. Amerika'nın özel hayatı ifşa edilirken, bir de ticari itibarı eklenince; yanına da Dalton kardeş İsrail'i alarak "çalsın sazlar oynasın kızlar" filmi başladı. Hepimiz sonunu merak diyoruz. Bu dizi kaç bölümde bitecek acaba?
AŞIRI KONFOR BAŞA BELA
Yıllardır tarih kitaplarında okuruz. Hele meraklılarından dinlediğimiz hikayelerin tadına doyum olmaz. Gelelim İran devletinin gücüne. Değişik dönemlerden geçmiş olsalar bile PERS kanıyla beslenmiş bir ülke var karşımızda. Pers İmparatorluğu'nun başlangıcı, Büyük Kiros önderliğindeki Ahameniş İmparatorluğu'nun yükselişiyle M.Ö. 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Geniş toprakları ve gelişmiş yönetimiyle öne çıkan bu imparatorluk, Pers kimliğinin temellerini atmış, eşi benzeri görülmemiş bir genişleme ve kültürel gelişme dönemini simgelemiştir. Günümüzde İran'ı cazip kılan enerji kaynakları Amerika'nın ağına takıldı.
Bu dünyada büyük ve güçlü devlet olma yolunda ilerliyorsanız vay halinize. Kimse BABA AMERİKA ve ANA İSRAİL'İN önüne geçemez.
Dünyanın bu enerji ve petrol kuyruğu hiç bitmeyecek ki; günümüze kadar uzandı ve son yıllarda orta doğunun üzerine yeniden çöreklendi. Suriye, Irak, Mısır, Libya veeee büyük final İran. Amerika ciddi anlamda ekonomik krizde. Aşırı konfor başa bela. Amerika'nın yıllarca dünya ülkelerinde ön sırada olmasının elbette bir bedeli olmalıydı. Bunu başka ülkelerin iç dinamiklerine karışarak ödetmesi çok yanlış. Kazanılmış topraklarını istila etmeyi hakkı zannetmek büyü bir yanılgı. Bozgunculuğun ta kendisi. Tarih bu örneklerle dolup taşıyor. Hepsi de yok oldular.
ARZ-TALEP DÖNGÜSÜ
Yüzyıllardır birçok dramatik olayda dolaylı veya dolaysız neden olarak "ÖLDÜREN CAZİBE PARA" dediğimiz olgu yatıyor. Aşırı "arz-talep" döngüsü devam ettiği müddetçe bu çarktan kurtulmamız mümkün değil. Belki de dünyaya gelme nedenlerimizin içinde insanlığı birbirine yapıştıran ve ayrıştıran ilginç bir oyun. "Elimizin kiri" dediğimiz fakat bir türlü vazgeçemediğimiz tutkumuz. Ülkeler arası savaşların ana temeli.
Her şey ne güzel başlıyor. Aslında tüm ilişkiler karşılıklı bir oyundur. Kazanmak için gireriz. Başarımızı oyunun sonu belirler. Aşırı hırs savaşma duygusunu körüklerken bize çok yanlışlıklar yaptırıyor. Başarıya alışmakta iyi değildir. Amerika günümüzde sosyolojik olarak tükenmiş bir vaka. Her şey sahip olma duygusu yüzünden, kaybetmeyi göze alamayan kişiler ordusu tükenmişlik sendromuna daha yakın oluyorlar. Bazen sahneden çekilmek gerekiyor. Hayat bir sıra duruşudur. Her zaman arkada sırasını bekleyenler olabileceğini bilmek lazım. Başarı kolektif bir duygudur. Paylaşıma açık olmalıdır. 'Ben' duygusunun toksik zehirlenmesine karşı zayıf düşmemeliyiz. Hayatın bizi kandırdığı olayların başında içsel dürtülerdir.
Yüzyıllardır insanlık bu duyguya esir düşmüştür.
TAVŞAN VE TAZI
Dünya ve insanoğlu ikilemi. Karmaşık bir düzenin tavşan ve tazısı. Roller değişebilir, fakat ortaya konan oyunlar, devlet ilişkilerinden, en küçük bireysel konularımıza kadar sistem aynı çalışıyor. Birbirimizi tamamlamak ve ehlileştirmek için geldiğimiz kesin.
Akıl savaşlarının kurnazlığa dönüşmesine bir de güç sistemleri karışınca dünya olaylarının altında hiçbir insanoğlu başarılı bir sonuç çıkartamıyor.
Gelelim yine dünyanın baş rol hikayesinin kahramanı Trump, asla istikrarlı bir yol çizemiyor. Sağı solu belli olmayan bir izlenim veriyordu.
Hani tam gülerken bağıran, ani çıkışlarla çevresini şaşırtan bazen korkutan tuhaflıkları var. Amerika hiç bu kadar ilginç bir başkanla yönetilmemişti.
Açıkçası, niye neden tavır yaptığını kendisi de bilmiyor gibi. İsrail zaten yandaşlık konusunda mükemmel bir figür. Ancak Pers gücü kolay yutulacak bir lokma değil. Trump yutamıyor geriye de püskürtemiyor. Boğazına takıldı kaldı. İnşallah Türkiye'den yardım istemez. Yaşadığımız bu hayatta herkesin bir savaşı ve sorumluluğu var. Önemli olan çözüm için çaba göstermek. Tek kelimeyle özetlersek ilişkilerde eli mahkum 'SAYGI' olmak zorunda.
Başka şansımız yok. İyi haftalar...
GÜNÜN SÖZÜ
TOP YUVARLAKTIR, MAÇ
HENÜZ BİTMEDİ. (Anonim)
