• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Bulgaristan seçimleri

ZEKİ HOZER

Bulgaristan seçimleri

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21 Nisan 2026

Bulgarlar, parlamento seçimler için, son beş yıl içinde sekizinci kez sandık başında idiler geçen pazar. Dört ay önce, yolsuzluk karşıtı gösteriler yüzünden zaten kırılgan dengelerle kurulan hükümet istifa etmek zorunda kalmıştı. Bulgar halkında, seçim sistemi ve hükümetlere yönelik yaygın bir güvensizlik var. Bunun nedeni, peşi sıra iktidara gelen kadroların basiretsiz ve liyakatsizliğininin bir sonucu olarak sosyoekonomik sorunların çözümüne yönelik başarısızlıklar ve bir türlü bitmeyen iktidar suistimalleri ve yolsuzluk haberleri... Ancak, bu sefer halkında benzer bir kitlesel moralsizlik yaratan Başbakan Orban'a karşı Macarların ortaya koyduğu silkelenme, Bulgarları umutlandırmış olmalı ki, seçimlerde çoğunluk sağlayacak bir oy verme davranışı ortaya koyabilmeyi başardılar.

TÜRK KÖKENLİ BİR TOPLUM
Popüler bir siyasi figür olarak, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kadar gelmeyi başaran, eski bir asker olan 62 yaşındaki Ruman Radev, kendisinin de yaka silktiği "yolsuzlukların kökünü kazımak için" görevinden istifa etti ve seçimlere katıldı. İlk sonuçlara göre, partisi çoğunluğu alacak bir zafere imza atmış görünüyor. Kurduğu İlerici Bulgaristan Koaliasyonu, seçimlerde yüzde 45 oy alarak, 240 sandalyeli meclisin 135 sandalyesini garanti etmiş durumda. Bilenler vardır; Macarlar gibi Bulgarlar da Türk kökenlidir. Ön Bulgarlar denen bir boydan gelir soyları. Şimdiki topraklarına, Roma İmparatorluğu zamanında, Slavlarlar birlikte geldiler ve Asparuh liderliğinde kendi devletlerini kurdular. 7. yüzyılda, Bizans İmparatorluğu ilk kez Balkanlar'da Bulgar hükümdarlığını kabul etti. Böylece Slav aşiretlerini kendi kontrolüne aldılar. Krill Alfabesini ve Hristiyanlığı kabul ettiler, ancak 11. Yüzyıla gelindiğinde Bizans İmparatoru II. Basileios'un hışmına uğradılar ve devletleri yıkıldı. Bir yüzyıl kadar süren savaşlar ve iç mücadeleler sonrası, II. İvan Asen zamanında Bulgar Devleti ikinci kez tekrar kuruldu. 1396 yılına gelindiğinde, Sultan I. Murad ile başlayan ve Yıldırım Beyazıd ile tamamlanan fetihlerle, Bulgaristan tamamen Osmanlı egemenliğine girdi ve 500 yıl boyunca da bu durum devam etti. Osmanlı- Rus Savaşı döneminde(1877-1878) Balkanlar'da ortaya çıkan istikrarsızlık döneminden yararlanan Bulgar Milliyetçileri, tarihteki üçüncü devletlerini 1908 yılında kurdular ve bağımsızlıklarını ilan ettiler. Dünya savaşlarında Almanya ile ittifak yaptılar, 1946 yılında da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği içinde varlıklarını Doğu Bloku içinde sürdürdüler. 1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılması, ardından da iktidardaki Kominist Partisi tekeli sona erdi ve çok partili demokratik yönetim tarzına adım attılar.

YOLSUZLUKTA AB BİRİNCİSİ
Bulgaristan küçük bir ülke. Yüzölçümü 110.993 kilometrekare. Nüfusu 6.5 milyonun üzerinde. Gayri Safi Milli Hasılası (GSYİH) 117 milyar dolar. Nominalde kişi başına düşen gelir yirmi bin dolar seviyesinde. Hizmet, imalat, madencilik ve tarım sektörü gelişmiş durumda. Halen bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi, ancak uzun süren Komünist iktidarın kalıntısı olan merkezi katı bir siyasi, ekonomik ve idari yapılanma içinde. Bu yapı, 2010 yılına kadar yüksek bir büyüme getirse de iç borçlar GSYİH'nın yüzde 227'sine kadar çıktı ve iktidardaki partiler, IMF ve AB fonlarının yardımı ile bu çıkmazdan kurtulmaya çalıştı. Ancak artan gelir eşitsizliği, özellikle de Avrupa Birliği üyeliği sonrası bu ülkelere giderek artan dış göçlerin ortaya çıkardığı sosyal ve iktisadi krizler ülkeyi bugünkü duruma taşıdı. Kamu fonlarının iktidara gelen tüm partili kadrolarca hunharca talan edilmesi, bakan ve hükümet erkanının zimmetine para geçirmekten, nüfuz ticareti ve organize rüşvet ağlarına kadar mali ve etik suçları, ülkeyi Küresel Yoksulluk Algı İndeksinde 71. sıraya taşıyarak, Avrupa Birliği içinde yolsuzlukta zirveye oturmalarına yol açtı!

KORKUYA KARŞI ÖZGÜRLÜK
İşte, son beş yıldır, Bulgarlar, siyasi partilerin tümünden umdunu kesmişti. Seçimlerde oy kullanım oranları yüzde 50'leri bile bulmuyordu. Ülkede Türk azınlık genel nüfusun yüzde 8'i kadar. Partileri Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS), barajı aştı. Seçim sonuçlarında, eski cumhurbaşkanı yeni Başbakan Radev, sorumluluklarının farkında ve ülkede etik formasyonuyla devletin yeniden yapılanması gerektiğini görüyor. Bunun içn oy aldı zaten... Radev seçim sonrası yaptığı konuşmada, "Seçimlerde güvensizlik yerine umudu, korkuya karşı özgürlüğü tercih ettiğimizi gördük. Büyük bir sorumluluk üzerimizde. Yolsuzluğun kökünü kazıyıp devleti hak ettiği düzeye çıkaracağız" dedi. Komşumuz için bu umutlarının gerçekleştiği bir gelecek dileriz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.