Arkadaşlarına incitici sözden fiziksel şiddete kadar giden spektrumunda acı vermek amacı ile yapılan tüm davranışları kapsayan akran zorbalığının giderek yaygınlaşmasını, toplumumuzda son yıllarda gözlemeye başladık. Çocukları koruyan bir ekosistemi kurmak adına yeni bir yapılanma şart.
Amerika kaynaklı haberlerde üzüntü ile izlediğimiz, bir öğrencinin kendi okulundaki diğer öğrenci ve öğretmenlere yönelik silahlı saldırılarının benzerleri, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta da gerçekleşince Milletçe üzüntüden kahrolduk. Hepsine rahmet diliyorum. Bu trajik saldırıların ilki 2007 yılında, Amerika'nın Virginia kentinde yaşanmıştı. Eyalet Politeknik Üniversitesi öğrencisi Seung- Huı Cho, yanına aldığı iki yarı otomatik tabanca ve çok sayıda şarjör ile üniversite kampüsüne girip 32 kişiyi öldürdü. 17 kişi de yaralandı. Bu olay, o ana kadarki Amerikan tarihinin en ölümcül toplu silah saldırısı idi. Saldırıyı yapan kişi, ortaokul yıllarında endişe anksiete tedavisi görmüştü, öğrencisi olduğu fakültede iki kız öğrenciyi takip ettiği gerekçesi ile adli soruşturmaya maruz kalmıştı. O soruşturmada, adli dengesinin yerinde olmadığına dair uzman görüşleri dosyasına eklenmişti.
KORUYUCU EKOSİSTEM
izde ilk kayıtlar için 2015 yılına kadar gidiyoruz. Erzincan'da bir okul çalışanı iki iş arkadaşını öldürüp intihar etmiş. Yine aynı yıl, Adana'da dört öğrenci arkadaşları tarafından bıçaklanıyor. Sonrasında birçok buna benzer saldırı haberlerini izleyebiliyoruz. Daha geçen yıl 2 mart tarihinde, İstanbul Çengelköy'deki bir okulda, sadece yedi yaşında bir öğrencinin öğretmenini bıçakladığı haberi vardı. Birkaç hafta öncesine kadar da, birçok okulda akran zorbalığına dair haberleri okuyorduk. Arkadaşlarına incitici sözden fiziksel şiddete kadar giden spektrumunda acı vermek amacı ile yapılan tüm davranışları kapsayan akran zorbalığının giderek yaygınlaşmasını, toplumumuzda son yıllarda gözlemeye başladık. Genellikle, erkek çocuklardaki fiziksel, kız çocuklarda ise psikolojik maruziyette gelişen zorbalığa, çevrimiçi siber zorbalık da eklenince, iş daha kompleks bir yapıya dönüştü. Önceki on yıllarda istisnai sayılabilecek benzer olaylar sözkonusu iken, akran zorbalığına giderek sık rastlanılır olunması, bir temel hak olarak eğitici, destekleyici ve güvenli bir eğitimi çocuklarımıza verirken, onları, her türlü fizik ve psikolojik istismardan koruyucu bir ekosistemi kurmak adına yeni bir yapılanmanın gerekli olduğu konusunda bizleri uyarıyordu. Ancak Maraş'ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi dehşete düşürdü. Yanında beş silah ve 7 şarjörle gelen, aynı okulun 14 yaşında sekizinci sınıf öğrencisi, sekiz arkadaşını ve bir öğretmenini katletti. Silahların emniyet mensubu babasına ait olduğu açıklandı. Bir güvenlik görevlisinin beylik silahının olduğunu biliyorduk ancak sınırsız sayıda silah edinmesinin mümkün olduğu konusunda bir bilgiye sahip değildik!
PSİKOLOJİK ETKENLER
Bu olgunun kuşkusuz kriminal, birey psikolojisi, sosyal doku unsurları olarak aile ve toplumsal yapı dinamikler alt başlıkları derinliğine analiz edilecek. Ayrıca digital platform ve ağlarının etkileri yani sosyal medya ele alınacaktır. Nihayetinde sadece 14 yaşında bir çocuğun bireysel psikodinamik gelişimi, yaşadığı ruhsal travmalar, öfke kontrolleri ve duygu durum değişikliklerinin kontrolüne bağlı anormal kişilik maturasyonunun gerek okul rehber öğretmenleri gerekse aile ebeveynleri ve hatta arkadaşları tarafından farkedilmemiş olması mümkün görünmemektedir. Gerek bireysel yaşamı gerekse akran etkileşimleri normal görünse bile, aile içi iletişim eksikliğinden aile içi şiddete kadar birçok nedene bağlı psikolojik etkenlerin, bireyi şiddete itebildiğine biliyoruz. Keza, o yaş grubunun saatlerini çalan ve bugünlerde yürürlüğe giren "15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini engelleyen yasanın" gerekçesinde de belirtildiği gibi, şiddet içerikli oyun ve filmlerin, çocukluk algısında şidderti normalleştirerek bu tür eylemler için motive ettiği de malumun ilanı olacaktır. Gerçi bu noktada, İngiltere orijinli bir çalışmada, Avustralya'da 12-15 yaş grubunda sosyal medya platformlarına getirilen yasak sonrası çocukların yüzde 61'inin hesaplarına erişebildiğini tespit etmiş! Dolayısı ile sadece yasal düzenleme kadar bu konuda hizmet veren platformların da aynı hassasiyetle yaş doğrulama ve denetlemeye özen göstermesi gerekecek.
GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Nihayetinde bu saldırı, okullarda bireysel psikolojik destekten, her türlü zorbalığı ortadan kaldıran önlemlere, okul yönetimi ve öğretmen ile ailelerin doğrudan daha sistematik bir etkileşiminden emniyetçe alınabilecek güvenlik önlemlerine kadar birçok düzenlemenin yeniden inşasını gerektiriyor. Güvenlik tedbirleri demişken, Xavier Üniversitesinden Prof. Dr. Cheryl Lero Jonson'un da belirttiği gibi "metal dedektörler, silahlı güvenlik elemanları ve erişim kısıtlamaları" ile okulları bir hapishaneye çevirmemek şart. Yapılan araştırmalar, saldırgan çocukların çoğunun silahı evlerinden temin ettiklerini gösteriyor, dolayısı ile ailenin evinde ebeveynlerinde silah bulunup bulunmamasının değerlendirildiği, öğrencinin ders performansında ani düşüş ya da davranış patolojilerinin erken teşhisin, en az akademik başarıları kadar yakından takip edildiği bir yapılanmanın gerekliliği söz konusudur. Bu konuda eğitimcilere psikologlar, sosyolog ve sosyal hizmet uzmanları, çocuk gelişim uzmanları, ilgili üniversite kurumları ile emniyet örgütü ve yerel yönetim birimleri destek olup, ülkemize özgü bir sistemin altyapısını oluşturabilirler. Amerika'dan Finlandiya'ya ya kadar dünyanın birçok ülkesinde görülen okul saldırıları, bireysel psikolojiden sosyoekonomik ve sosyopolitik dinamiklere kadar multidisipliner bir çoklu nedenler evrenine haiz olduğundan, çözümü de kompleks ve çok katmanlı bir sistem dahilinde mümkün olacaktır.
