Yıl 2002... Sıcak öğle saatlerinde kimileri okulda, kimileri işte, kimileri de evinde hop oturup hop kalkarak yaşadı Güney Kore ve Japonya'da düzenlenen Dünya Kupası heyecanını. Dün akşam da saatler 21.45'i gösterdiğinde tıpkı yıllar önce olduğu gibi nefesler tutuldu. Tüm dünyada ekran başında milyonlar, en son 24 yıl önce yaşanan büyük sevinç ve heyecanla yine tek yürek oldu. Uluslar bazında 1 numaralı kupadan, devler arenasından mahrum kaldık epeyce. Geçen yıllar içinde nice başarılar yaşansa da, geride kalan süreçte 5 kez Dünya Kupası biletini elde edemedi Bizim Çocuklar. Ancak artık sonu gelmeliydi bu makus talihin. Tek plan, tek istek, Kosova karşısında alınacak galibiyetle hem eski güzel günleri yad etmek, hem de tarih yazmaktı. Ve ay-yıldızlılar, beklediğimiz gibi tarih yazmayı başardı.
GOL TAM ZAMANINDA GELDI
Bizim Çocuklar ilk 20 dakikada topun hakimiyetini eline alarak kalabalık Kosova savunmasında açık aradı. Ancak sonrasında ev sahibi ekip kalemizde tehlikeler yaratmaya başladı. İlk yarıda milliler istediği baskıyı yapamadı. Kosova savunmadaki direnci, hücumdaki hızıyla Bizim Çocukları zorladı. Millilerimiz Kerem ile tam da olması gereken zamanda öne geçti. Golden sonra Kosova risk almaya başladı. Ancak maçın gerilimiyle olsa gerek Bizim Çocuklar da fren yaparak savunmayı öncelledi. Son dakikalar nefes kesti, tehlikeler yaşadık, korktuk, gerildik... Son düdükle adeta bayram yaptık. Bizim Çocuklar, kan, ter ve gözyaşıyla harmanladığı onca zorlu maçın ardından finali de doğru yaptı ve adını Dünya Kupası'na yazdırdı. Sizinle gurur duyuyoruz çocuklar!
