Bu haftaki yazımı klasik bir kitap tanıtımı gibi okumayabilirsiniz. Zaten ben de bunu bir "çıktı duyurusu" olarak yazmıyorum. Ama evet, ikinci kitabım çıktı. Adı: Bir İlişki Koçundan Notlar. Bu kitap, bir ilişkinin hikâyesi değil. Bir ilişkinin içinde, yavaş yavaş kendini kaybetmemeyi öğrenen bir kadının iç kaydı. Burada dramatik bir aşk anlatısı yok. Ne büyük kavgalar, ne kolay suçlular. Bunun yerine; yan yana dururken hissedilen yalnızlık var. Sevginin farklı şekillerde algılandığı, aynı kelimelerin bambaşka yerlerden söylendiği anlar var. Bağ ile ilişki arasındaki farkın zihinden çok bedende hissedildiği durumlar var.
BAĞ VAR AMA İLİŞKİ YOK
Son yıllarda çok sık karşılaştığım bir hâli anlatıyor bu kitap: Bağ var ama ilişki yok. Konuşmalar var ama netlik yok. Yakınlık var ama yön yok. Ve garip bir şekilde bu ilişkiler bitmiyor da. Sadece adı konmamış bir yerde sürüyor. İnsan en çok orada yoruluyor. Bu kitap, konuşa konuşa tükenen, netlik yerine yorgunluk üreten bir yakınlığı inceliyor. Ve sonunda sessiz ama kesin bir biçimde gelen içsel açıklığı... Şunu soruyor: Bir ilişkide gerçekten ne oldu? Haklı olan kimdi? Yoksa asıl mesele haklılık değil, uyumsuzluk muydu? Bu metin bir tanı koymaz. Bir reçete sunmaz. Bir "ne yapmalısın" listesi değildir. Bu kitap, modern ilişkilerin psikolojik bir gözlemidir. Kuramdan çok yaşantıya, öğrettiklerinden çok hissedilenlere dayanır.
SESSİZ BİR AYNA
Yakınlığın var olduğu ama yönün olmadığı ilişkileri inceler. Bir tarafın netlik, bağlılık ve duygusal temas aradığı; diğer tarafın ise mesafe, sessizlik ya da belirsizlikte kaldığı anları... Duygusal olarak kaçınan partnerlerle yaşanan ilişkileri, kaygı-kaçınma dinamiklerini ve yakınlık ile geri çekilme arasındaki sessiz gerilimi tanıyan okurlar için derin bir karşılık sunar. Bu kitap taraf tutmaz. Ama tarafsız da değildir. Kadın okur için onarıcı bir alan açar: "Bunu ben uydurmuyordum." Erkek okur için sessiz bir ayna tutar: "Ben nerede duruyorum?" Bu kitap, haklı olmak isteyenler için değil; kendini geri kazanmak isteyenler içindir. Bağı inkâr etmeden, kimseyi kötüleştirmeden, ama kendinden de vazgeçmeden. Eğer bir noktada durup "Ben burada küçülüyorum," diye düşündüysen, bu kitap seninle konuşacak. Sessizce. Ama dürüstçe. Ve bir not daha: Haftaya, bu köşede kitabın ilk bölümünden bir bölümle devam edeceğim. Burası kalmak isteyenler için.
