• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yapay zeka ve gelecek

ZEKİ HOZER

Yapay zeka ve gelecek

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 02 Mayıs 2026

Bugünlerde Bletchley Park'ta, dünyanın çok seçkin akademisyenlerinden, CEO'larından ve bilişim teknolojisi araştırmacılarından oluşan 100 civarındaki lider, insanlığın yakın geleceğinde yapay zekanın rolü üzerinde düşüncelerini paylaşmak için toplantı maratonu yapıyorlar. Bilenler vardır, Bletchley Park, ikinci dünya savaşında Nazi şifrelerini çözen bilim insanlarının çalıştığı yerdi.

HIZLI HAREKET
Bu toplantılar öncesinde, X Platformu, Space X ve Tesla şirketlerinin sahibi Elon Musk, popüler TalkShow ikonu Joe Rogan'ın programında, "yapay zekanın insanlığın yok olmasına yol açabileceğine" yönelik kaygılarını açıkladı. Musk konuşmasına şöyle devam etti: "İnsanların kötü olduğu yapay zeka tarafından düşünülmeye başlanırsa, doğal olarak varılacak sonuç, onların ölmeleri gerektiğidir. Yapay zeka bu şekilde bir programlanma süreçi yaşarsa, insanlığın yok oluşunu kurgularken, bunun kötü olduğu düşüncesini bile hissetmeyecektir!" Elbette birçok uzman bu görüşlere katılmıyor. Zaten Bletchley'de sadece bu konu ele alınmıyor, yapay zekanın iklim değişikliğinden insanlığın kanser gibi kadim hastalıklarına çare olacak yeni ilaçların bulunmasına katkıları dahil birçok konu üzerinde durulacak. İyimser perspektife sahip olanlardan Google Deepmind'ın kurucularından Demis Hassabis de yapay zeka için Silikon Vadisi'nin temel sloganı olan ' hızlı hareket ve kuralsızlık' mottosunun geçerli olamayacağını belirtiyor ve "bu yaklaşım, belki dev şirketler kurmamızı sağlayarak bizlere büyük hizmet ve uygulamalar sunmakta çok başarılı oldu ancak konu yapay zeka olunca, bunu anlamamız, güvenli ve sorumlu bir şekilde uygarlığımıza entegre edebilmemiz için daha yapılması gereken bir sürü iş var" diyor. Elon Musk'ın yapay zekanın gelecekte insanlık için 'yok edici' bir potansiyelde olduğuna dair görüşü yeni değil. Buradaki temel kaygının, insanüstü bir zekanın kontrolsüz kalarak ya da doğal olarak kontrol edilemeyeceği için insanlık adına oluşturacağı 'varoluşsal riski' anlamamak mümkün değil. Halbuki, 1972 yılında Intel'in kurucularından Robert Noyce, akrabalarını topladığı bir otobüsün içinde yeni geliştirdikleri ve mikroişlemci adını verdikleri çipi onlara gösterirken, "Bu, dünyayı değiştirecek, yaşamımızda devrim yaratacak" demişti. Ve heyecanla sözlerine şöyle devam etmişti: "Oturduğunuz yerden her türlü bilgiye erişebilecek, para kullanmadan her türlü ihtiyacınızı satın alabileceksiniz. Her şey elektronik ortamda yapılacak."

YILLAR ÖNCESİ
53 yıl önceden bahsediyoruz. Muazzam bir öngörü. Söylediği her şey gerçekleşti. Mikroişlemciler, mutfak aletlerinden tıbbi cihazlara, kişisel bilgisayarlardan uzay teknolojisine her yerde kullanılmaya başlandı. Yapay zekanın oluşum tarihinde seçkin bir yeri olan Robert Noyce ilginç bir kişi. Babası ve büyükbabası, Püriten mezhebine bağlı kiliselerde rahip olarak görev yapıyorlardı. 16. yüzyılda, İngiltere'de
doğan bu mezhep, Kilise ve Kralın mutlak baskısı altında, reform talepleri ile ortaya çıkmıştı ancak ülkelerinde bu reformları gerçekleştirmenin imkansızlığını gördüklerinde, 17. yy başlarında, toplu olarak Amerika'nın kuzeydoğusuna, New England adını verdikleri bölgeye göç ettiler. Noyce, bu inanç sisteminde büyüdü ve bulunduğu sosyal mezhep ortamının hiyerarşi, otorite ve despot liderlere tahammül edememe geleneğini kişilik özelliklerine kattı. Grinnell College'da fizik profesörü olan Grant Gale'in mentörlüğünde, çift anadal olarak fizik ve matematik eğitimi gördü. Bir gün Profesör Gale'in odasında, Gale'in üniversiten arkadaşı John Bardeen'in, Bell Labs'da çalışırken ortaklarıyla birlikte bulduğu transistörü karşısında görünce adeta çarpıldı ve anılarında bu an ile ilgili olarak şunları kaleme aldı: "Bu, yani vakumsuz amplifikasyon yapılabilmesi büyüleyici ve çok çarpıcı bir gelişme idi. Aynı zamanda, rutinin dışına çıkabilme ya da farklı bir şekilde düşünebilme becerisini kışkırtan bir gelişme oldu, benim için." Sonrasında MIT'teki (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) doktora eğitiminde, bu düşüncelerini hep yanında taşıyacaktı. Sonrasında, arkadaşları ile kurdukları Intel şirketinde, mikro işlemcileri hayatımıza soktuklarında, makineleri, artık insan beynindekileri temel alan modellenmiş sinir ağları benzeri bir derin öğrenmenin eşiğine getiren yapay zekanın kapılarını sonuna kadar açmışlardı. Sözlüklere 1955'lerde giren yapay zeka için çığır açıcı bir gelişme olarak, 2012'lerde, bir dönem bulunmaktan onur duyduğum Toronto Üniversitesi'nin unutulmaz araştırmacılarından Geoffrey Hinton ile Aleks Krizhevsky ve Ilya Sutskever tarafından geliştirilen AlexNet'e değinmeden geçilemez. Geoffrey Hinton, AlexNet ile, bilişim dünyasının mikroçipi sayılabilecek 'derin öğren'meyi, yapay zeka kulvarına taşıdı. Böylece, yapay zeka üniversite makalelerinden ticari sektörlere, yaşamın öncelikli temalarından birisi oldu. Hinton ve arkadaşları, Google'a transfer olup 'DeepMind'ı ona sattılar ve yapay zeka, yaşadığımız yüzyılın ana oyuncusu haline geldi.

AYRILMAZ BİR PARÇA
Artık, yapay zeka kitlesel bir sunum olarak her yerde karşımızda. Şimdiden, insanlığın sosyal dokusunun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Üstelik kullanmak için çok özel bir eğitime de gerek yok. META'nın PyTorch veya Open AI'ın uygulama program ara yüzleri sayesinde (API'lar), sıradan insanlar bile yapay zekanın kullanıcısı oldular. OpenAI, ChatGPT'yi 2022 yılında piyasaya sürmüştü. Bu sohbet robotu, süreç içinde, büyük dil modelleri (LLM) alanındaki gelişmeler sayesinde, yaşamımızda devrimsel sonuçları oluşturdu. Bundan sonrası, insanlık, kritik bir eşiğin önünde duruyor gibi. Yapay zekanın, insana dair iyi yanları büyüten, yaratıcılık ve işbirliği esaslı bir ekosistemin parçası mı olacağı, yoksa türümüzü, sınırsız gelişme potansiyeli ile bir türbülansa mı sokacağını yani Elon Musk 'ın mı haklı olduğu ya da insanlık için muazzam fırsatlar mı yaratacağını yakında göreceğiz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.